Bir işi öğrenmenin en iyi yolu o işin gerektirdiği role bürünmektir. Davulun sesi uzaktan insana her zaman iyi gelmiştir. Günümüzün en popüler ve gözde mesleği öğretmenlik olarak adlandırılır. Bu yazı dizimde bir öğretmen olarak bu meslekle ilgili bilinmeyen ya da görmezden gelinen gerçekler hakkında bilgi vereceğim.

Zor Mudur?

1- Öğretmenleri hep 3 ay tatil yapan kişiler olarak görmüşümdür. Halkın gözünde bu gerçek değişmedi. Kimsenin bilmediği ya da dile getirmek istemediği gerçek öğretmenlerin 2 ay tatil yapmış olmasıdır. Sözlerim yanlış anlaşılmasın. Bir öğretmene 2 ay tatil de yeterlidir. Fakat 2 ay tatil yapıp 3 ay tatil yapıyor olarak algılanması öğretmenler adına üzücü bir durumdur.

2- Öğretmenleri yüksek maaş alan meslek gurupları içerisinde görmüşümdür. Memur olup öğretmen olduktan sonra memurluk kademesinde en az maaş alan gurup olduğunu gördüm. 2 yıllık sağlık yüksek okulunu bitiren bir sağlık personelinin 3 milyar maaş alırken öğretmenlerin 1800 lira maaş 500 lira ek ders aldığını sonradan öğrendim. Polisin 3500 lira hemşirenin 2700 lira uzman çavuşun 2900 lira, belediye kadrosundan okula hizmetli olarak gelen bir hademenin 3300 lira aldığını buna karşı öğretmenin ek dersle birlikte 2300 lira aldığını sonradan öğrendim.

3- Öğretmen olmadan önce haberlerde sürekli öğretmenlere ek ödeme yapıldığı, maaşlarının iyileştirildiği, sürekli zam aldığı haberlerini okurdum. Bu haberlerin asılsız olduğunu öğretmen olunca anladım. Medya baskısı yüzünden bugün öğretmenler halkın gözünde yüksek maaş alıp doyumsuz olarak algılanmaktadır.

4- Öğretmenlerin her yıl 2 defa zam aldığını düşünürdüm. Zam dedikleri oranın %3 olduğunu ve zammın 45 lira olduğunu sonradan öğrendim. İşin daha ilginci temmuzda vergi dilimine girip maaşımızdan 100 lira kesildiğini sonradan öğrendin. İşin tuhaf tarafı temmuz ayına kadar aldığımız maaş zammının temmuz ayında vergi dilimi altında geri alındığını sonradan öğrendim.

5- Öğretmenlerin ders anlatıp çıktığını geri kalan vakitlerini kendilerine ayırdıklarını düşünürdüm. Okuldan sonra günün büyük bir bölümünü evrak doldurarak geçirdiklerini bilmezdim.

6- Öğretmenlik mesleğinin yüce ve ulvi olduğuna inanırdım. Bütün devlet başkanlarının öğretmenlik mesleğini övdüklerini duyardım. Değer vermenin adının memurluk kademesi içerisinde en az maaşla mükâfatlandırma olduğunu sonradan öğrendim.

7- Öğretmenlerin doğuda belli bir süre çalışıp doğup büyüdüğü yere atanabileceğini düşünürdüm. Sınıf öğretmeni olarak Şırnak İlinden Mardin iline eş durumu tayini isterken asıl gerçekleri gördüm. Doğu ilinden başka bir doğu iline geçişin bile bu kadar zor olduğunu bilmiyordum. Şunu öğrendim benim mersin iline tayin istemem 10 yılı bulacak.

8- Öğretmenlerin hep cimri olduğunu düşünürdüm. Toplumda da hep böyle algılanmıştır. Bir insanın maaşı enflasyon karşısında ezilirse ve aldığı zam vergi dilimi adı altında geri alınırsa insanın tasarruf yapmaya gitmesi çok doğaldır. 3300 lira maaş alan bir okul hizmetlisinin 1800 lira maaş alan bir öğretmeni cimrilikle değerlendirmesi durumun doğal sebebidir.

9-Hastalanan öğretmenin izin alabileceğini düşünmüştüm. 2 günlük iznin 125 TL maaş kesintisi olduğunu sonradan öğrendim. Öğretmenlerin neden hastalandığı zaman hastane yerine okula gittiğini sonradan öğrendim.

10-Öğretmenlerin çalışmadan 2 ay maaş aldıklarını düşünürdüm. Çalışılmayan dönemde öğretmenin maaşından aylık 600 lira kesildiğini sonradan öğrendim. Öğretmenin kendi parası ile tatil yaptığını hala günümüz insanları ya kabul etmiyor ya da kabul etmek istemiyor.

11-Öğretmenlerin dönemin başında eğitim ödeneği aldığını düşünürdüm. Oysa okul açılıp dersler başladıktan 1-2 ay sonra bu ödeneğinin aldığını bilmiyordum. Eğitime hazırlık için verilen bu paranın eğitime başlamadan önce verilmesi daha doğru değil miydi?

12-İlksan adını duymuştum. Öğretmenlere emeklilik zamanı para ödeyen bir kurum olduğunu düşünürdüm. Bu kurumun zorunlu üyesi olduğumuzu bilmezdim. Her ay maaşımızdan buraya kesinti yapıldığını göreve başlayınca öğrendim. Bugün yatırdığım 20 lirayı 30 yıl sonra 25 lira olarak alacağınızı bilmeniz sizi bu kurumdan soğutmaktadır. 30 yıl sonrasının 20 lirası ile neler alabileceğinizi düşündüğünüz zaman bu kurumdan ayrılmak isteyeceksiniz.

13-Öğretmen evlerinin öğretmenlere barınma hizmeti verdiğini düşünürdüm. Öğretmenlerin maaşından kesinti yapılarak kurulan bu kurumların otelden daha yüksek bir fiyatla barınma hizmeti verdiğini bilmiyordum. Bugün bir otelde 20 liraya 1 gün kalabilirken öğretmen evinde 27 lira barınma bedeli ödersiniz. Öğretmen evleri bugün sivil vatandaşlara da hizmet vermeye başladı. Sivil vatandaş 30 liraya kalırken öğretmenler 27 liraya kalmaktadır. 3 liralık indirim için bu tip oteller öğretmen adını kullanmaktadır. Bu tip kurumların otelleştiğini ve öğretmenlerin menfaatlerini artık gözetmediğini sonradan öğrendim.

14-Öğretmenlik okulunu bitirdikten sonra öğretmenlerin hemen göreve başladıklarını düşünürdüm. Kpss adı altında öğretmenlerin yıllarca atama beklediklerini bilmezdim.

15-Okuldaki bütün öğretmenlerin eşit maaş aldıklarını ve aynı olduklarını düşünürdüm. Öğretmenlerin sözleşmeli, kadrolu ve ücretli adı altında tabakalara ayrılıp farklı ücretlendirildiklerini sonradan öğrendim. Kadrolu öğretmenin 2300 lira sözleşmeli öğretmenin 2100 lira ücretli öğretmenin 800 lira maaş aldığını bilmiyordum. Okulda öğrencilere ülkede eşitlik ve adalet olduğunu anlatan öğretmenlerimizin yalan söylediklerini sonradan öğrendim.